top of page
  • Yazarın fotoğrafıCihangir Gülegen

Sanat ve Zanaat

Sıklıkla birlikte anılan bazen birbirinin yerine kullanılan iki kelime sanat ve zanaat. Ve aslında birbirine yakın ama apayrı iki kavramı ifade ediyorlar.


Önce bakalım TDK ne demiş bu iki kelime için :


Sanat

1. isim Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık.

2. isim Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

3. isim Bir şey yapmada gösterilen ustalık.

4. isim Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü.

5. isim Zanaat.


Zanaat

1. isim İnsanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iş, sınaat. 2. isim El ustalığı isteyen işler.


Bu tanımları biraz kurcaladığımızda elimizde şu özet kalıyor : Sanat, duygulara oynayan eser üretimi; zanaat ise gündelik kullanıma, ihtiyaçlara yönelik madde üretimidir. Her ikisinin ortak noktası ise el emeğinin ürünleri olması.


Sanat söz konusu olduğunda önemi olan yaratıcılık, zanaat söz konusu olduğunda ise önemli ulan ustalık.


Sanatçı ruhsal, duygusal bir durumu ifade etmek için üretir, maddi kazanç bazen hiç önemli değildir bazense ikincil kazanımdır. Ama zanaatkarın üretimdeki tek amacı maddi kazançtır. Ürettiklerini insanlar alıp, kullansın diye, faydalı olsunlar diye üretir.


Sanatta eser "estetik" bir temele dayandırılarak üretilir oysa zanaatta ürünün ihtiyaç için kullanılabilir olması, fonksiyonu önemlidir; estetik bazen bu sürece eşlik edebilir, bazen de yanından bile geçmez.


Sanatçı içinden gelenle hatta belki de doğumsal yetenekleriyle eserler üretir. Zanaatkar ise büyük ihtimalle kalfa, çırak, usta aşamalarından geçen bir eğitim sonucunda işini öğrenmiştir.


Sanatçı duygularını yansıtan bir eser üretir; ortaya çıkan eser tektir. Oysa zanaatkar aynı şeyleri tekrar tekrar üretir.


Sanatla uğraşan kişilere sanatçı denir. Zanaatla uğraşan kişilere ise usta denmekle birlikte bu kişiler genellikle esnaftır. Heykel atölyesine gittiğinizde sanatçı, heykeltıraş ile tanışırsınız. Bakırcılar çarşısına girdiğinizde ise orada esnaf, ustalar, kalfalar ve çıraklar vardır.


Bir de el sanatları diye bir ifade var ki bu işin türünden çok nasıl yapıldığını tarif eden genel bir tanımdır. TDK "El tezgâhlarında bir yardımcı araç kullanarak yapılan işlerin hepsi." olarak tanımlamıştır.


Genel olarak bakıldığın sanat ve zanaatın birbirine karıştığı bir sürü alan vardır. Her ne kadar yapılan iş zanaat olsa da değme sanat eserine taş çıkartacak eserler de üretilmiştir, üretilmeye de devam edilecektir. Müzelerde sergilenen onlarca kullanım ürünü hem tarihi değerleriyle hem de işçilikleriyle, süslemeleriyle birer sanat eseridir.


Uzun bir sopaya dayanarak yürüyorsanız ona baston diyebilirsiniz. Ama aynı bastonu Devrek'te bir zanaatkardan aldıysanız belki de artık bir sanat eserine dayanarak yürüyorsunuzdur. Ya da o bastonu kullanmaya kıyamayıp, evinizin bir köşesinde sergileyip, eski sopanızı kullanmaya devam edebilirsiniz.


Sanat ve zanaatı birleştirmeyi amaçlayan Arts & Crafts Hareketi yazısını da okumanızı isterim.



4 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page